COVID-19 sebebiyle yüz yüze eğitimde kaybedilen saatler artmaya devam ediyor

UNICEF | her çocuk için

Hükümetleri mümkün olan en kısa sürede okulları yeniden açmaya çağıran UNICEF, New York’ta gerçekleştirilecek BM Genel Kurulu’nun hazırlıkları sırasında [Kaybedecek Vakit Yok] sayacını tanıttı. Sayaç, eğitimde kaybedilen saatleri gösteriyor.

NEW YORK, 17 Eylül 2021 – Dünyanın dört bir yanında okul çağındaki çocuklar, COVID-19 salgını ve karantina tedbirleri nedeniyle yüz yüze eğitimin tahmini olarak 1,8 trilyon saatini kaçırdı. Bu sayı artmaya devam ediyor. Bunun sonucunda  öğrenciler eğitimlerinden ve okulların sağladığı diğer önemli  faydalardan mahrum kaldı.

UNICEF, söz konusu eğitim krizine dikkat çekmek üzere bugün New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde ‘Kaybedecek Vakit Yok’ sayacını tanıttı. Bu amaçla, BM Genel Kurulu Binası’nın önündeki BM Ziyaretçiler Meydanı’na sıralar yerleştirilerek, boş bir sınıf oluşturuldu. Bu boş sınıfın merkezinde ise karatahtaya benzeyecek şekilde tasarlanmış bir sayaç yer alıyor. Sayaç, dünya genelinde okul çağındaki her çocuğun salgının başlangıcından bu yana kaybettiği ve kaybetmeye devam ettiği yüz yüze eğitim saatlerinin sayısını gerçek zamanlı olarak gösteriyor. Boş sınıf, eğitimin salgın nedeniyle kesintiye uğradığı her ay için bir tane olmak üzere 18 sıradan oluşuyor.

Boş sınıf, Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu (BMGK) kapsamındaki genel görüşmelerden önce oluşturulmaya başlandı. Bu ise, bazı liderlerin salgının başlangıcından bu yana Birleşmiş Milletler Genel Merkezine ilk kez tekrar dönme fırsatı bulacağı bir döneme denk geliyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, “Birleşmiş Milletler, gelecek hafta kapılarını dünyanın dört bir yanından gelecek heyetlere açacak. Ancak pek çok ülkede okulların kapıları çocuklara ve gençlere kapalı kalmaya devam edecek. Zihinleri ve gelecekleri tehlikede olan bir neslin tamamına gerekli ilgiyi göstermiyoruz. Okulların yeniden açılmasına öncelik vermeli ve salgın sırasında geride kalanları desteklemeliyiz. Kaybedecek vaktimiz yok”, dedi.

Bu yılki genel görüşmeler ve toplantılar, karma bir formatta yapılacak, pek çok etkinlik sanal olarak gerçekleştirilecek. Genel Kurul toplantılarına şahsen katılacak heyetlerin ziyaretine açık olan boş sınıf, okul çağındaki milyonlarca çocuğun okul dışında kalmasına dair çarpıcı bir hatırlatmada bulunuyor. Ayrıca bu eğitim krizine karşı acilen harekete geçmeleri yönünde liderlere yapılan bir çağrı niteliğini taşıyor.

Sayaç, 17 Eylül’den BMGK’nın sona ereceği 27 Eylül’e kadar sergilenmeye devam edecek.*

Küresel çapta 11 ülkede yaklaşık 131 milyon okul çağındaki çocuk, Mart 2020’den Eylül 2021’e kadar yüz yüze eğitim saatlerinin dörtte üçünü kaçırdı. Bunların yüzde 59’u (yaklaşık 77 milyonu) yüz yüze eğitimin nerdeyse tamamından mahrum kaldı. Ülkelerin yaklaşık yüzde 27’si okulları tamamen veya kısmen kapalı tutmaya devam ediyor. Ayrıca, UNESCO’nun son verilerine göre bütün sınıf düzeylerinde  870 milyondan fazla öğrencinin şu anda eğitimleri aksıyor.

Türkiye’de okullar 6 Eylül 2021 tarihinde açıldı. Ne var ki, yaklaşık 18 milyon öğrenci son bir buçuk yıllık dönemde Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin EBA (Eğitim Bilişim Ağı) ve EBA Destek Merkezlerinden oluşan ve UNICEF’in de desteklediği ulusal uzaktan eğitim stratejisi sayesinde öğrenmeye devam edebildiler. EBA Destek Merkezleri savunmasız çocukların çevrimiçi derslere erişimlerini sağlayarak eğitim sürecine etkin şekilde katılabilmeleri için fırsat yaratmaktadır. Okulların kapalı kaldığı dönemlerde güvenli mekanlar oluşturmalarının yanı sıra EBA Destek Merkezleri aynı zamanda öğrenciler için sosyal ve duyusal öğrenme, etkileşim sağlama ve destek alma olanağı da vermektedirler.

UNICEF; hükümetleri, yerel makamları ve okul yönetimlerini okulları mümkün olan en kısa sürede yeniden açmaya çağırıyor. Ayrıca virüsün okullarda bulaşmasını azaltmak için mümkün olan tüm adımları atmaya da teşvik ediyor. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:

  • Öğrenciler ve personel için ulusal ve yerel talimatlara uygun maske uygulamaları;
  • El yıkama noktaları ve/veya el dezenfektanı bulundurmak;
  • Yüzeylerin ve paylaşılan nesnelerin sık sık temizlenmesi;
  • Yeterli ve uygun havalandırmanın sağlanması;
  • Gruplandırma yapılması (öğrencileri ve öğretmenleri küçük gruplar halinde birbirinden ayırmak); farklı ders başlangıç, teneffüs, tuvalet, yemek ve ders bitiş saatleri uygulanması; okulda ve okuldaki alanlarda dönüşümlü bulunma ;
  • Velilerle, öğrencilerle ve öğretmenlerle bilgi paylaşım mekanizmalarının oluşturulması;
  • Okulları yeniden açmak için bir ön koşul olmasa da, öğretmenlere de virüsten korunmaları için, ön saflardaki sağlık çalışanlarından ve en fazla risk altında olanlardan sonra COVID-19 aşısı yapılması için öncelik verilmelidir.

Bu çabaları desteklemek üzere UNESCO, UNICEF, UNHCR, WFP ve Dünya Bankası, Okulların Yeniden Açılmasına Yönelik Çerçeveyi yayınlamıştı. Pratik ve uyarlanabilir tavsiyeler sunan bu çerçeve, ulusal ve yerel yönetimlerin öğrencileri yüz yüze eğitime geri döndürme çabalarına destek olmayı  amaçlıyor.

UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore ise konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Bir çocuğun sınıfta geçirdiği her saat değerlidir. Bu süre, ufkunu genişletmek ve potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için bir fırsattır. Her geçen dakikada sayısız fırsat kaybedilmektedir. 1,8 trilyon saat akıl ermez bir süredir ve artmaya da devam ediyor. Çocuklarımızın geleceğini ilk sıraya koymayan COVID-19 tedbirleri uygulamak da aynı derecede anlaşılmazdır. Okulları mümkün olan en kısa sürede yeniden açabiliriz ve açmalıyız. Vakit daralıyor.”

heart UNICEF'in Koronavirüsüne karşı aileleri ve çocukları desteklemek için yaptığı acil durum çalışmasına bağış yap.