Her beş çocuktan biri günlük temiz suya erişemiyor

..

UNICEF: Dünyada her beş çocuktan biri günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek suya erişemiyor

UNICEF, su kıtlığı riski altında olan bölgelerdeki çocuklara ulaşmak amacıyla Herkes için Su Güvenliği (Water Security for All) girişimini başlattı, bu sayede ihtiyaç duyulan küresel destek ve kaynaklar seferber edilebilecek

NEW YORK, 18 Mart 2021 – UNICEF’in yayımladığı yeni bir analize göre, dünya çapında 450 milyonu çocuk olmak üzere 1,42 milyardan fazla insan su kıtlığı riskinin yüksek veya aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşıyor. Bu da dünyadaki her 5 çocuktan 1’inin günlük ihtiyaçlarını karşılayacak suya erişemediği anlamına geliyor.

Herkes için Su Güvenliği girişiminin bir parçası olan analizde, su kıtlığı risklerinin kötü su hizmetleri nedeniyle arttığı yerler tanımlanıyor. Buralarda yaşayan toplumlar, temin edilmesi 30 dakikadan fazla sürebilen yüzey suyuna, iyileştirilmemiş kaynaklara veya suya bağımlı durumda.

UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore: “Dünya su krizinin eşiğinde değil; bu, halihazırda yaşanıyor. İklim değişikliği bu durumu daha da kötüleştirecek. Bunun en büyük mağduru ise çocuklar. Kuyular kuruduğunda çocuklar su getirmek için okula gidemiyor. Kuraklık gıdaya erişimi azalttığında çocuklar yetersiz beslenme ve az gelişme riski ile karşı karşıya kalıyor. Sel meydana geldiğinde çocuklar su kaynaklı hastalıklara yakalanıyor. Su kaynakları azaldığında ise çocuklar hastalıklarla mücadele etmek için ellerini yıkayamıyorlar.”

Veriler, 80’i aşkın ülkede çocukların su kıtlığı riskinin yüksek veya aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşadığını gösteriyor. Doğu ve Güney Afrika, bu tür yerlerde yaşayan çocukların oranının en yüksek olduğu bölgeler. Çocukların yarısından fazlası (yüzde 58) her gün yeterli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu bölgeleri Batı ve Orta Afrika (yüzde 31), Güney Asya (yüzde 25) ve Ortadoğu (yüzde 23) takip ediyor. Güney Asya, su kıtlığı riskinin yüksek veya aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşayan en fazla sayıda çocuğa ev sahipliği yapıyor (155 milyondan fazla çocuk).

10 yaşındaki Genet ve iki yaşındaki kardeşi Samuel, Etiyopya'da UNICEF'in yeni inşa ettiği bir su noktasından evlerine su taşıyor. ©UNICEF/UN09383/Sewunet

‘Riskli bölge’ olarak adlandırılan 37 ülkede yaşayan çocuklar, vahim koşullarla karşı karşıya. Buralarda küresel kaynakların, desteğin ve acil eylemin harekete geçirilmesi gerekiyor. Listede Afganistan, Burkina Faso, Etiyopya, Haiti, Kenya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Papua Yeni Gine, Sudan, Tanzanya ve Yemen yer alıyor.

Kaynaklar azalırken suya olan talep de dramatik bir şekilde artmaya devam ediyor. Hızlı nüfus artışı, kentleşme, kötü su kullanımı ve yönetiminin yanı sıra iklim değişikliği ve aşırı hava olayları da mevcut güvenli su miktarını azaltarak su stresini şiddetlendiriyor. UNICEF’in 2017 tarihli bir raporuna göre, küresel olarak her 4 çocuktan 1’i 2040 yılına kadar su stresi aşırı yüksek olan yerlerde yaşıyor olacak.

Su kıtlığının etkisi herkes tarafından hissedilebilirken, en fazla sıkıntıyı en savunmasız durumda olan çocuklar çekiyor. Savunmasız durumdaki toplumlarda yaşayan çocuklar ve aileler hem su hizmetlerine en düşük düzeylerde ulaşıyor hem de yüksek oranlarda su kıtlığıyla baş etmeye çalışıyor. Olası iklim şokları ve aşırı hava olayları ise bu toplumların yeterli suya erişimini daha fazla risk altında bırakıyor.

UNICEF, bu durum karşısında her çocuğun sürdürülebilir ve iklime dirençli su hizmetlerine erişimini sağlamak üzere Herkes için Su Güvenliği girişimini başlatıyor. Girişim; kaynakları, ortaklıkları, inovasyonu bir araya getirmeyi hedefliyor. Aynı zamanda güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir su, sanitasyon ve hijyen hizmetlerine olan ihtiyacın en fazla ve acil olduğu belirlenen riskli bölgelere yönelik küresel müdahaleyi de harekete geçirmeyi amaçlıyor.

UNICEF aşağıdaki konularda adım atılması için çalışıyor:

1. Güvenli ve uygun fiyatlı içme suyu hizmetleri: Sürdürülebilir, yerleşim alanlarına yakın ve profesyonelce yönetilen güvenli ve uygun fiyatlı su hizmetlerine erişim.

2. İklim-dirençli su, sanitasyon ve hijyen hizmetleri ve topluluklar: İklim şoklarına karşı dayanıklı, düşük karbonlu enerji kaynakları kullanarak faaliyet gösteren ve toplumların direncini ve uyum kapasitelerini güçlendiren su, sanitasyon ve hijyen hizmetleri.

3. Su kıtlığını önleyici erken eylem: Kaynak değerlendirmeleri, kaynaklardan sürdürülebilir şekilde su çıkarılması, verimli kullanım, erken uyarı ve önleyici tedbirler.

4. Barış ve istikrar için su hizmetleri alanında işbirliği: Su, sanitasyon ve hijyen hizmetlerinin adilane şekilde yönetilmesi için toplumlara ve kilit paydaşlara destek verilmesi, böylece sosyal uyumun, siyasi istikrarın ve barış ortamının iyileştirilmesinin sağlanması. Ayrıca çatışma bölgelerinde su ve sanitasyon altyapısı ile personeline yönelik saldırıların önlenmesi.

Fore, açıklamasına şöyle devam etti: “Hem su krizini ele almak hem de durumun daha kötüye gitmesini önlemek için şimdi harekete geçmeliyiz. Her çocuk için su güvenliğini ancak inovasyon, yatırım ve işbirliği yoluyla sağlayabiliriz. Ayrıca su güvenliğini sağlamamız için hizmetlerin iklim şoklarına dayanıklı ve sürdürülebilir olması da şart. Çocuklarımız ve gezegenimiz için harekete geçmeliyiz.”  

#####

Editörlere not

* ‘Riskli bölge’ olarak nitelendirilen ülkeler, aşağıdaki kriterlerden herhangi birini karşılamaktadır: Çocukların en az %60’ı, su kıtlığı riskinin aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşamaktadır; çocukların en az %40’ı su kıtlığı riskinin yüksek olduğu yerlerde yaşamaktadır; çocukların en az %40’ı su kıtlığı riskinin yüksek ve aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşamaktadır; en az 2 milyon çocuk su kıtlığı riskinin yüksek ve aşırı yüksek olduğu yerlerde yaşamaktadır. Bu faktörler dikkate alınırsa, etkilenen çocuk yüzdesinin yüksek olduğu daha küçük ülkelere öncelik verilmesi sağlanır.

Su kıtlığı: Su talebinin arzı aştığı ve mevcut su kaynaklarının sürdürülebilir sınırlara yaklaştığı veya bunu aştığı yerlerde su kıtlığı mevcuttur. Su kıtlığı fiziksel ya da ekonomik olabilir.

Su stresi: Su stresi, su kıtlığının bir sonucudur; su kalitesi ve suya erişilebilirlik açısından kıtlığa işaret eder. Su stresi; su kaynaklarıyla ilgili ihtilaflar, aşırı su çıkarma ya da kötüye giden sağlık durumları ile hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilir.

Su kıtlığı riski: Su kıtlığı riski, belirli bir nüfusu etkileyen en yüksek fiziksel su kıtlığı ile en düşük içme suyu hizmetinin birleşiminden ortaya çıkar (yüzey suyu, iyileştirilmemiş veya sınırlı su hizmeti).

Su güvenliği: Bir nüfusun, yeterli miktarlarda ve kabul edilebilir kalitede suya sürdürülebilir erişimi sağlama kapasitesidir. Bu sayede toplumlar geçim kaynaklarını, iyi olma halini ve sosyoekonomik kalkınmayı sürdürebilir, su kaynaklı kirliliğe ve suyla ilgili felaketlere karşı koruma sağlayabilir, barış ve siyasi istikrar ortamını koruyabilirler. Su güvensizliği, bu ihtiyaçlardan herhangi biri veya tamamının karşılanamaması halinde ortaya çıkar.

Görseller ve videolar buradan indirilebilir.

Daha fazla bilgi için: Water Security for All [Herkes için Su Güvenliği]

enlightenedHayat Veren Hediyeler, en ihtiyaç duyan bölgelere ulaşıyor. Dünya Su Günü için bir hediye seç, ailelerin temiz suya erişmesini destekle.